[email protected] | 0216 336 0506

Makaleler

Makaleler

SUBAY SİCİL İŞLEMLERİNDE İDARENİN TAKDİR YETKİSİ VE SEBEP İLKESİ (97 PUANLIK SİCİL NOTUNUN İPTALİNE İLİŞKİN EMSAL KARAR)

Askeri personelin mesleki safahatında, rütbe terfi, atama, kurs ve görevlendirme gibi tüm hayati aşamalarda sicil notları ve sicil amirlerinin kanaatleri belirleyici bir role sahiptir. Bu derece kritik bir hukuki işlem niteliğinde olan sicil tanzimi, idareye geniş bir takdir yetkisi tanısa da bu yetki hiçbir zaman sınırsız, keyfi veya denetimsiz değildir. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, idarenin tüm eylem ve işlemleri yargı denetimine tabidir.

Gelin beraber bu hukuki sürecin ve takdir yetkisinin sınırlarının neden bu kadar önemli olduğuna daha detaylı bakalım;

Sicil amirlerinin astları hakkında değerlendirmede bulunurken sahip oldukları takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, tam bir tarafsızlık, adalet ve objektif vicdani kanaatle kullanılmak zorundadır. Bir personelin sicil notunun düşürülmesi veya hakkında olumsuz kanaat belirtilmesi, idarenin soyut bir takdirine terk edilemez.

Askeri personel arasında yaygın olan yanlış bir algı; 90 ve üzeri sicil notlarının tamamen "olumlu sicil" sayıldığı ve bu notların yargı yoluyla iptal ettirilmesinin imkânsız olduğudur. Oysa idari yargı denetiminde temel kriter, notun rakamsal yüksekliği ya da düşüşün miktarı değil; sicil notundaki düşüşün somut bilgi ve belgelerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı ve takdir yetkisinin objektif kullanılıp kullanılmadığıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin katı liyakat ve kıdem yapısında 1 puanlık dahi bir sicil notu eksikliği, personelin kıdem sıralamasında onlarca emsalinin gerisine düşmesine, yurt dışı geçici/ daimî görevler, kritik kurslar, nitelikli atamalar ve terfi değerlendirmelerinden mahrum kalmasına sebebiyet vermektedir. Dolayısıyla, geçmiş yıllardaki başarı grafiğiyle çelişen ve somut bir gerekçeye dayanmayan her türlü hakkaniyetsiz puan kaybı, miktarına bakılmaksızın personelin mesleki geleceğini doğrudan etkilediği için hukuken denetlenmelidir.

Peki idari yargı denetiminde bir sicil işleminin hukuka uygun sayılabilmesi için nelere bakmamız gerekir? Yerleşik yargı içtihatları ve idare hukuku ilkeleri bize sicil tanziminde;

  • Personelin geçmiş yıllara ait sicil ve başarı grafiği ile yeni tanzim edilen sicil notunun uyumlu olması,
  • Personelin genel gidişatına ve safahatına aykırı şekilde ani, belirgin ve göze çarpan bir düşüş yaşanması halinde bu durumun makul, somut ve hukuken kabul edilebilir gerekçelerle açıklanması,
  • Sicil yılı içerisinde vaki bir başarısızlığın, disiplin cezasının, soruşturmanın veya görevi aksatan tutumların (tutanak, adli/idari evrak vb.) yargı denetimine elverişli somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması, gerektiğini açıkça göstermektedir.

Yıllar boyunca yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler alan, meslek hayatında takdirler kazanan bir personelin, hiçbir somut gerekçe ve dayanak belge gösterilmeksizin birdenbire düşük notlarla değerlendirilmesi, takdir yetkisinin objektif ölçütlere aykırı ve sübjektif olarak kullanıldığının göstergesidir. İdarenin "takdir yetkisi vardır" argümanı, somut gerekçelerden yoksun ve dayanıksız bir olumsuz sicil işlemini hukuka uygun hale getirmeye yetmez.

Bu konuyla ilgili güncel ve somut bir örnek olan, üsteğmen olan müvekkilimiz adına açtığımız dava sonucunda verilen idare mahkemesi iptal kararını ve mahkemenin gerekçesini inceleyelim;

İSTANBUL 11. İDARE MAHKEMESİ’NİN 28/09/2026 TARİHLİ EMSAL KARARI:

Söz konusu davada, üsteğmen olarak görev yapan müvekkilimiz hakkında tanzim edilen 97 puanlık 2025 yılı sicil notunun ve olumsuz kanaatlerin, herhangi bir disiplinsizliği bulunmadığı, başarılı meslek safahatı ve 100 tam puanlık geçmiş sicil notlarıyla çeliştiği ileri sürülerek iptali talep edilmiştir.

Mahkemece yapılan ara karar neticesinde; müvekkilimizin 2023 ve 2024 yılları sicil notlarının 100 tam puan olduğu, safahatı boyunca çok sayıda takdir aldığı, hakkında hiçbir adli/idari soruşturma veya disiplin cezasının bulunmadığı, hatta 2025 yılı sicil amirlerinin yazılı değerlendirmelerinde dahi müvekkilin disiplinli, çalışkan, mevzuata hâkim, sorumluluk sahibi ve üstün görev bilincine sahip olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir.

İstanbul 11. İdare Mahkemesi, sicil işlemlerinde takdir yetkisinin sınırlarını ve yargısal denetim esaslarını şu şekilde vurgulamıştır:

“Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır. Bir personele yetkili sicil amirlerince sicil düzenlenmesinde, objektif ölçüt ve kriterlerin esas alınması, sicil yılı boyunca vaki başarı ya da başarısızlığın, görev zafiyeti hallerinin, disiplin bozucu tutum ve davranışların yargı denetimine elverişli somut neden ve gerekçelerinin ortaya konması gerektiği... salt 'takdir yetkisi'ne dayanılarak verilmiş, hiçbir belgeye dayanmayan bir olumsuz sicilin, sübjektif bir sicil mesabesinden öteye gidemeyeceği...”

Mahkeme, somut olay nezdinde yaptığı değerlendirme sonucunda 97 olarak verilen sicil notunun iptaline oybirliğiyle karar vermiştir:

“Davacıya 2025 yılında, diğer yıllara nazaran daha düşük sicil notu verilmesine neden olabilecek disiplin cezası ve dayanağı bulunmadığı gibi sicil amiri tarafından sicil notu verilirken olumlu yönde kanaat belirtildiği, dava konusu sicil notlarıyla önceki yıllarda davacıya takdir edilen sicil notları arasında açık bir şekilde çelişki bulunduğu görüldüğünden, objektif olarak düzenlenmediği sonucuna varılan olumsuz kanaatler ile bu kanaatler uyarınca düzenlenen 97 puanlık 2025 yılı sicil notunda hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin İPTALİNE...”

Sonuç olarak söyleyebiliriz ki; idari yargı mercileri, kamu personelinin ve özellikle askeri personelin sicil değerlendirmelerinde idareye tanınan takdir yetkisinin keyfiliğe dönüşmesine izin vermemektedir. Önceki yıllarla çelişen, somut bilgi ve belgeye dayanmayan, gerekçelendirilmeyen düşüklükler ve olumsuz kanaatler hukuka aykırı olup yargı denetimi neticesinde iptal edilmeye mahkumdur. Hukuk devleti ilkesi, liyakatli ve başarılı personelin özlük haklarının sübjektif değerlendirmelerle zedelenmesini engellemeyi gerektirir.

 


Yol Tarifi